Japon Mutfağı

Kategori: Genel
Yazan:
Tarih: 19 Haziran 2010

Japonya Mutfağı

Tüm Asya ülkelerinde olduğu gibi ana besin maddesi pirinçtir. Bizler nasıl ki yemeklerimizde ekmek tüketiyorsak onlarda kahvaltıda bile pirinç tüketmektedirler. Çin mutfağında etkilerinin görüldüğü Japon mutfağında diğer Asya ülkelerine göre baharat ve yağ kullanımı oldukça azdır tuz hiç bir şekilde kullanılmaz bunun yerine soya yağı kullanılır. Yemeklerinde doğal ve taze sebzeleri kullanmaya dikkat ederler coğrafi konumu ile de bir çok sebze ve meyve yetişmektedir.Deniz mahsullerinden yapılan  yemeklerin çok tüketildiği ülkenin en ünlü yemeği Suşi’dir.Çin mutfağında olduğu gibi yemekleri az pişmiş ve çiğ tüketmeyi seven halk böylece sebzelerin ve etlerin vitamin ve minerallerinin azalmadığını söylemektedirler. Japonlar tatılarını daha az şekerli sevmektedirler buna meyvelerde dahildir daha az tatlı olanları seçilmektedir. Japon yemeklerinden bazıları;

Gohan (Pirinç Pilavı)

Gohan (Pirinç Pilavı)

Pirinç Pilavı (Gohan) :

Her öğünde tüketilen pilav yağsız ve tuzsuz olarak haşlanarak pişirilmektedir. Kahvaltılarda çiğ yumurta ve soya sosu ile karıştırılarakta yenmektedir.

Soba

Soba

Soba :

Makarnaya benziyen yemek kara buğday ve buğday unundan yapılmaktadır.

Gyoza :

Aynı bizim mantımız gibi hamurların içine hazırlanmış içlerin konulmasıya hazılanan yemek kızartılarak yapılır ve servis edilir harcında bizim mantımız gibi ette olabilir ya da sebzelerden hazırlnamış harcta kullanılır.

Suşi

Suşi

Suşi :

Pilav ve değişik içlerle hazırlanan kanepe tarzı yiyeceklerdir adını yemeden önce batırdığımız suşi sirkesinden almaktadır.

Çin Mutfağı

Kategori: Genel
Yazan:
Tarih: 18 Haziran 2010
Çin Yemekleri

Çin Yemekleri

Çin Mutfağı

Yüzyıllar öncesinden beri sağlıklı ve düzenli beslenen Çinliler. Bununla birlikte yemek yapımındaki bilgi ve tecrübeler bir sonraki nesile aktarılmaktadır. Yemeklerinde tüm tatlara yer veren Çinli aşcılar acı, tatlı ve ekşiyi aynı anda ve aynı ölçüde kullanarak tüm tatların alınmasını sağlamaya çalışmışlardır. Çinliler savurganlıktan kaçındıkları için yemeklerini ne az ne çok tam yetecek şekilde yapmaya dikkat ederler ve yemeklerin servis ediliş sırası yemeklerin pişme sırasıyla yapılmaktadır tüm yemeklere aynı anda başlanır ve pişen yemek servis edilir. Çin’de yemekler öğün ve miktarlara göre ayrılmıştır mesela öğlen yenen yemek ile akşam yenen yemek arasında porsiyon farkı bulunmaktadır her öğünde farkı porsiyonlarda yemek yenilmektedir. Çinlilere göre bu öğün porsiyonlarından fazla yiyen oburlaşabilir az yiyenler ise sağlıksız bir yaşam sürebilir. Bu yüzden Çin halkı zayıf ve sağlıklı bir topluluktur. Çinliler yemeklerin yanında çok az ekmek tüketmektedirler genellikle yemeklerin yanında buharda pişmiş  pirinç tüketilir. Halk için pirinç temel gıdadır bir çok pişirme tekniğine göre pirinç yemeği bulunmaktadır. Deniz mahsullerinden de bolce tüketilen Çin’de kızartmalar çok yüksek derecede pişmiş yağlarda ve hızlı bir şekilde yapılır bu sayede balıkların ve etlerin daha sağlıklı piştiğini söylemektedirler. Tatlıyıda çok seven halk tatlının yemekten sonra alınmasına karşıdırlar. Yemeklerin sonunda getirilen hamur işi yiyeceklerin mideyi rahatlatıcı ve doyurucu etkisini koruması için tatlılar yemekten sonra tüketilmez. Çinlilerin vazgeçilmezi yeşil çay. Yemeklerden sonra içilen yeşil çay içinde bulundurduğu antioksidan maddeler ile insan vucudunu temizler ve zinde tutar bunun dışında içinde yer alan vitamin ve minerallerle gelişme katkı sağlar.

Myanmar (Burma)

Kategori: Genel
Yazan:
Tarih: 12 Haziran 2010

Geçmişte Burma diye bilinen Myanmar Batıda Bengal Körfezi ile Andaman  Denizi arasında Güneydoğu Asya’nın misafirperver ve bir o kadar gizlemli bir ülkesidir.Ülkenin başkenti Yangon’dur.Ülkenin en büyük şehri olan Yangon’un içinden Irrawaddy nehri geçmektedir, nehir Himalayalardan başlar Muhteşem tropikal ormanlardan ve pirinç tarlalarının içinden geçerek şehrin doğusunda burada devamsa deltaya ulaşmaktadır.

Başkent Yangoon'dan Bir Görünüm

Başkent Yangon’da ziyaretçileri en çok etkileyen yerlerin arasında altın kaplı Shwedagon pagodasıdır. Ülke için Shwedagon pagodası önemli bir yerdir anlatılanlara göre Buda’nın saç telleri burda saklanmıştır. Buraların dışında  Chaukhtatghi Yatan Buda pagodası,Birman tarih müzesini gezebilirsiniz. Başkentten sonra Shan bölgesini ve İnle gölünü gezebilirsini gölün üzerine kurmuş tarlaları, tapınakları görünce şaşırmamak mümkün değil İnle gölüne ulaşmak kolay olmasada orda gördükleriniz yorgunluğunuza yetecektir.

Mandalya

Ülkenin en kutsal şehiri Mandalya Mahamuni Budası’nın bulunduğu Hpayagyi Pagoda’sıyla tanınmaktadır bir çok alime ev sahipliği yapan pogadaya kadınların girmesi yasaktır ve sadece erkekler girmektedir. Mandalya’da altın yapraklarına çok önem verilmektedir bu yüzden birçok yerde altın yaprak üreten atölyelerle karşılaşabilirsiniz halk altının değerli ve güzel olması yanında kalbede iyi geldiğini düşmekte ve bu nedenle bazı yemeklerin içinede koymaktadırlar. Mandalya aynı zamanda eski başkenttir ve son Kraliyet sarayı bulunmaktardır. Tabi günümüzde kopyasını göreceğiniz saray İngiliz işgali sırasında  çok zarar gördüğü için yıkılmıştır.

Bagan
Güney Doğu Asya’nın en eski yerleşim yeri diyebliceğimiz Bagan bölgenin en büyük arkeolojik yeridir. Bir dönem Burma’ya başkentlik yapmış olan bölgede bir çok tapınak ve pagodan inşa edilmiştir. Bagan’da Thatbyinnyu, Buhpaya, Shwezigon gibi yerleride gezmenizde yarar var.

Bagan

Maldivler

Kategori: Maldivler
Yazan:
Tarih: 11 Haziran 2010
Hint Okyanusunun ‘İNCİ’si Maldivler…

Maldivler

Maldivler’in başkenti Mali’dir.Ülkenin, adanın siz hangisini demek isterseniz; iklimi sıcak ve nemlidir. Bunlardan dolayı adada hindistan cevizi, ananas ve nar gibi meyveler bol olarak bulunmaktadır.

Başkent Male

Maldivler’de halk geçimini balıkçılıkla sağlamaktadır ve eğer deniz mahsulleri ile aranız iyi ise şanslısınız,ülke mutfağını deniz mahsulleri oluşturmaktadır.

AKTİVİTELER:

Su sporlarına ilgili iseniz Maldivler doğru adrestir. Male’de sörf alanları bulunmaktadır ve dünyanın en iyi dalış noktasıdır.Eğer dalış yapmak isterseniz bu tatilinizi taçlandıran bir olay olucaktır, çünkü adanın üstü kadar altı da bir çok zenginliğe sahip,bir çok canlı türünü bir arada görebilirsiniz.

Dalış Sporları

Cocoa adasına gidebilir, ahşaptan yapılmış plaj villalarında kalabilir, kumsalın da tadını çıkarabilirsiniz. Sakin yaşam tarzı ile dikkat çeken Maldivler’de gece atraksiyonları bazı tesislerdeki eğlenceler ve barlarda yapılan müzikler ile sınırlıdır.

Cocoa Adası

Önemli Not: Vize zorunlu değildir.

Ganj Nehri…

Kategori: Genel
Yazan:
Tarih: 06 Haziran 2010

GanjNehri

Eğer sizde biraz farklılık yaşamak, görmek istiyorsanız Ganj nehri kıyısına bi uğramınızı tavsiye ederim.
Hintlilerin Kumbh Mela yani İbrik Festivali 12 yılda bir kutlanıyor. Ara yıllarda ise daha ufak çaplı festivaller yapıyorlar. Kumbh Mela festivalinde tüm Hindular Haridvar şehrindeki Gnaj nehrinde yıkanıyorlar.
Cuma günleri “kraliyet banyosu” yapmak isteyen Nagaların (çıplak Hindu keşişleri) geçit töreniyle başlayan festivalde herkees kendini Ganj nehrinin kutsal suyuna atıyor.
Bu festivalin amacı ise; Hint mitolojisine göre, tanrılar ve şeytanlar bir ibrik kutsal meyve suyu için savaşmışlar. Bu savaş 12 sene sürmüş. bunun için 12 yılda bir bu festival düzenleniyor.

Haridvar ve Shiva Heykeli

Kumbh Mela festivali dışında Hindular her 6 yılda bir de Ardh Kumbh Mela festivalini kutluyorlar ve bunu da kutsal sayıyorlar fakat bazı Hindular farklı amaçla gelen ziyaretçilerin yüzünden bu festivallerin kutsallığını yitirdiğinide düşünüyorlar.
Hindular Ganj nehrinde sadece yıkanmıyorlar. Ölülerinide yaktıktan sonra küllerini Ganj nehrine döküyorlar bu sayede ruhlarının Hindu dininin cenneti olan Nirvana’ya ulaştığına inanıyorlar. Sadece ölülerini Ganj Nehri kıyısına götürmüyorlar yaşamdan ümidi kesilmiş yaşlıları da Ganj Nehri kıyısına bırakıyorlar ve ölüm gerçekleştiğinde cesedini yakıyorlar. Eğer ölen babaysa en büyük erkek evlat yakıyor cesedini, eğer ölen anne ise en küçük erkek evlat yakıyor cesedini eğer erkek çocukları yoksa yakın bi akraba yakıyor cesetleri. Bunun için Hindular da erkek çocuk çok önemli.

Ganj Nehri ve Hindular

Hindistanda ilgimi çekenlerden biri de 1650 dil konuşulmasıydı. Bunların sadece 5i resmi dil olarak kabul görmüş ancak bu bile kültür açısından ne kadar zengin olduklarını gösterir. Hindistan’da ortalama her 50 kilometre de bir insanların dili, dini, giyim kuşamı, yaşam şekilleri, gelenekleri herşeyi değişiyor.

Cennet Tapınağı

Kategori: Çin
Yazan:
Tarih: 15 Mayıs 2010
Cennet Tapınağı

Cennet Tapınağı yapımı sırasında alan olarak Yasak Şehirden büyük olmamasına dikkat edilmiştir.Bu arada bir şey daha ilgimizi çekiyor; eko,ses,akustik. Çinlilerin yapılarında bu konulara özen gösterilmiştir. Tapınaktaki merkez taşın yerleştirildiği yer akustik olarak özel bir yerdir konuşanın sesi çok mükemmel yayılıyor.Buradan imparatorlar Tanrı ile konuşuyormuş.Tapınağın bir diğer özelliği de tüm ayinlerin ve kurban verme olaylarının burada gerçekleşmesidir.

Çin Seddi

Kategori: Çin
Yazan:
Tarih: 14 Mayıs 2010

Çin Seddi

Uzaydan görülebilen tek insan yapımı olan Çin Seddi Dünya’nın yeni yedi harikasından biri olarak seçilmiştir.Pekin’in de kuzeyinde geçen set Pekin’e çok yakın geçmektedir. Pekin’e yaptığınız gezide seddin bir kısmını görebilirsiniz.Set Çin imparatorluğu tarafından savunma duvarı olarak inşa edilmiştir.Çin Seddinin yıkılmış olan kısımlarıyla birlikte uzunluğu 6.000 kilometreyi bulmakta.Bugün ise Ming Hanedanlığından kalan 2.500 kilometredir.

Yasak Şehir

Kategori: Çin
Yazan:
Tarih: 14 Mayıs 2010

Yasak Şehir

Saraya Yasak Şehir denmesinin sebebi, imparatorluk döneminde saray sınırıdan içeriye sadece yönetim kademesindeki insanların girebilmesiydi. Yasak Şehir Ming ve Quing hanedanları zamanında imparatorluk sarayı olarak kulanılmakta ve Ming handedanlıkları zamanında Çin İmparatorluğu’nun en önemli sarayı olmaktaydı. Muazzam büyükte olan bu sarayın 8.886 odası bulunmaktadır ve 2 kısımdan oluşuyor.

Renk olarak kraliyet ailesine özgü sarı rengi kullanılmıştır binanın yapımındaki tuğlalarda ise pirinç lapası ve yumurta akı kullanılmıştır. Sarayın ertafı 6 metre derinliğinde hendeklerle ve 10 metre yüksekliğinde surlarla çevrilmiştir.  Bu alan içerisinde 7 resmi salon, 17 saray ve diğer yapılar mevcuttur.

Müze olarak kullanılan saray Unesco tarafından 1987 yılında en geniş alana sahip kültür mirası olarak belirlenmiştir ve restorasyonu yapılmıştır.

Tian’anmen

Kategori: Çin
Yazan:
Tarih: 13 Mayıs 2010
Tiananmen Meydanı

Meydan 1417’de inşa edildi. İlk olarak Cheng Tian Man adı verildi. Yangınlardan zarar gördüğü için Qing hanedanı tarafından 1651’de tekrar inşa ettirildi ve adı Tian’anmen olarak değiştirildi.Aynı zamanda ulusun kapısı olarakta anılmaktaydı.

Pekin’in göbeğinde yer alan ve günümüzde en büyük şehir meydanı olan meydan 440bin metrekare genişliğindedir.Meydan 1958’de 1.000 tasarımcının katıldığı bir yarış ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 10. yıldönümü kutlamaları için dizayn edilmiştir.

Beihai Park

Kategori: Çin
Yazan:
Tarih: 13 Mayıs 2010
Beihai Park

Yasak Kent’in kuzey batısında yer alan Beihai Park Pekin’in merkezindedir. Liao hanedanlığı döneminde inşa edilmiş,Çin’deki en eski imparatorluk bahçesidir.

Toplam 4 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1234